Yazar arşivleri: alpaysevim

alpaysevim hakkında

Otomobil ve ekonomi konusunda her yerde bulamayacağınız analizler yazıyorum.

Faizsiz emeklilikte huzur var

 Asya Emeklilik Genel Müdürü Türker Gürsoy

20 Ocak 2014 / ALPAY SEVİM

Her yaşın ayrı güzelliği ve ayrı problemleri mevcut. Emekliliğin en büyük problemi ise yoksulluk ve hayat standardının düşmesi. Ortalama yaşamın helal yoldan muhafazası için şimdi yeni bir alternatif var.

Ekonomiyi dış etkilere çok açık hâle getiren ve mali piyasaların hiç sevmediği bir unsur olan cari açığı azaltmanın en kolay yolu daha fazla tasarruf edip daha az ithalat yapmak. İleride gelebilecek zor günlere ve emeklilikte hayat standardımızın düşmesine karşı tedbir olarak da bireysel emeklilik sistemi oluşturuldu. Ancak faizli enstrümanları dolayısıyla Anadolu insanından beklenen ilgiyi görmüyordu. Türkiye’nin ilk ve tek faizsiz bireysel emeklilik şirketi Asya Emeklilik, Anadolu insanını faize bulaştırmadan tasarrufa yönlendirmek için çalışıyor. Biz de faizsiz emeklilik sistemini ve Türkiye adına oluşturulan katma değerli çalışmaları Asya Emeklilik Genel Müdürü Türker Gürsoy ile konuştuk.

-Faizsiz emeklilik beklediğiniz ilgiyi gördü mü?

Türkiye’nin ilk ve tek faizsiz emeklilik şirketi Asya Emeklilik, 2012 Mayıs’ta faaliyete başladı. 1,5 yılda 174 bin gibi rekor katılımcı sayısıyla yüzde 4’lük pazar payına ulaştı. 10 yılda sisteme giren kişi sayısı 4 milyon. Bunun 1 milyonu 2013’te dâhil oldu. Son 18 ay içerisinde en çok katılımcıya ulaşan firma biziz. Bank Asya’nın 280 şubesiyle çalışıyoruz. Bunun yanında 2014’ün ilk aylarında acente kanalı ile de hizmet vermeye başlıyoruz. Şimdiden güçlü bir acente ağıyla sektörde iddialı bir yerde olacağımızı söyleyebiliriz. Ayrıca satış ekiplerimizi, çağrı merkezi ve internet kanallarımız ile destekleyerek daha verimli çalışmalarını sağlıyoruz.

-Topladığınız katkı paylarını faizsiz hangi araçlarla değerlendiriyorsunuz?

Bu sistemde, tasarrufların ne kadarının hangi yatırım enstrümanlarında değerlendirilebileceği yasalarla belirlenmiş durumda. Diğer emeklilik şirketleri devlet tahvili ve hazine bonosuna, yerli ve yabancı borsalardaki hisse senetleri ile banka mevduatına yatırım yapıyorlar. Asya Emeklilik ise kira sertifikaları, altın benzeri değerli madenler, katılım endeksi icazeti olan hisse senetleri ve katılım hesaplarını kullanabiliyor. Sigortacılık da dâhil tüm faaliyetlerimiz faizsiz yatırım esaslarına göre çalışıyor.

-Faizsiz fonlar daha mı az kazandırıyor?

Faizsiz fonların getirisinin daha az olacağına dair yanlış bir algı var. Mesela 2013 yılı hisse senedi fonlarına bakıldığında getiri bakımından birinci konumdayız. 2013 yılı 18 Aralık itibariyle hisse fonu getirimiz yıllık brüt yüzde 12,94 iken ikinci şirketin yüzde 0,60 düzeyinde. Diğer emeklilik fonlarımız ise sektörde üst sıralardaki fonlar arasında yer almaktadır. Sektör geneline baktığımızda ise OECD ülkelerinde ortalama BES fonları getirisi 2012’de yüzde 5 olmuş, Türkiye’de ise yüzde 10. Geçmiş 10 yılda ortalama enflasyon yüzde 8,5 iken emeklilik fonları yüzde 13,5 getiri sağlamış.

-Katılımcıların aylık ortalama tasarruf miktarı nedir? Devlet ne kadar katkı sağlıyor?

Bizde aylık ortalama katkı 120 TL. Sektör ortalaması ise 170 TL civarında. Devlet bireysel katılımları teşvik için yıllık brüt asgari ücretin yüzde 25’i, yani 3.000 TL’ye kadar katkı sağladı ancak kurumsal katılımları desteklemek için de yapılabilecek işler var.

-Devletin SGK üzerinden bir emeklilik sistemi zaten var. Neden buna daha fazla destek versin?

Emeklilik sisteminin desteklenmesinin temel amacı ülkemizdeki tasarrufları artırmak. Tasarruf oranı şu an tarihin en düşük düzeyinde seyrediyor. Sisteme kurumsal katılımın artırılması çerçevesinde kıdem tazminatı fonunun bireysel emeklilik sisteminde değerlendirilmesi ve çalışanlar adına primlerini işverenin her ay peşin yatırması tekliflerimizden bazıları. Çünkü ülkemizde çalışanların sadece yüzde 10’u kıdem tazminatı alabiliyor. Yüzde 90 ise bu haklarından bir şekilde mahrum kalıyor. Eğer kıdem tazminatları bireysel emeklilik fonuna aktarılırsa hem mağduriyetler önlenir hem de tasarruflar artar.

-Zaten SGK’dan emekli olacaklar neden bir de faizsiz emekliliğe ödeme yapsın?

Çalışırken sahip olduğumuz yaşam standardı, emekli olduğumuzda önemli ölçüde düşüyor. Hayat standardımızın düşmemesi için hepimizin birikim yapması gerekiyor. Bireysel emeklilik sistemi kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak, emeklilik döneminde de sahip olunan refah seviyesini korumayı amaçlıyor. Çalışma hayatı boyunca yapılacak küçük tasarruflar rahat bir emeklilik hayatı için büyük fark oluşturacaktır.

-Faizsiz bireysel emekliliğin ülkeye ne katkısı var?

Ekonomimizin en zayıf tarafı hâline gelen cari açık, iç tasarrufların yetersizliğinden kaynaklanıyor. Çok düşük olan tasarruf oranımızı yükseltmek kırılganlığın en önemli ilacıdır. Ülkemizde tasarrufların vadeleri de çok düşük. Bireysel emeklilik sistemi vadeyi de uzatıyor, ekonomiyi güçlendiriyor ve dış kaynağa ihtiyacı azaltıyor. Faizsiz olması ise faizden çekinen milyonlarca insan için bireysel emekliliği cazip hâle getiriyor. Yastık altındaki birikimler çok daha verimli ve güvenli şekilde yatırıma dönüşüyor. Üstelik devletin  yüzde 25 oranındaki teşvikinden faydalanmış oluyorsunuz.

-Türkiye’de hangi bölgeler tasarrufu daha çok seviyor?

En çok katılımcı İstanbul’da, sonra ise Marmara ve Ege bölgeleri geliyor, fakat yeni katılım oranının en yüksek olduğu bölgeler Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri. Bu bölgelerde de Batman şaşırtıcı bir performans sergiliyor. Karadeniz bölgesi de aynı şekilde tasarrufu çok seven bir bölge. Rakiplerimiz, büyük şehirlere odaklanırken Asya Emeklilik faizsiz olmanın avantajıyla Anadolu’da da büyüyor. Bunun sebebi Türkiye’nin ilk ve tek faizsiz emeklilik şirketi olmamız. Faaliyetlerimizin odağı toplumumuza faizsiz tasarruf etme imkânı sunmak var. İnsanlarımıza bu sistemin bütün avantajlarından faizsiz olarak faydalanılabileceğini anlatmak istiyoruz.  Böylece çok daha geniş bir kitleye ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. Faizsiz sisteme olan inancı üst seviyeye çıkarmaya çalışıyoruz.

-Dünya ile karşılaştırıldığında Türkiye bireysel emeklilikte ne durumda?

OECD ülkelerinde emeklilik birikimlerinin GSMH oranı yüzde 70’e kadar çıkıyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 4 civarında. Kıdem tazminatı da BES’te değerlendirilirse tüm çalışanlar sisteme otomatikman dâhil olur. Böylece sektör dünya ortalamasına yetişebilir.

-Bundan sonraki hedefleriniz neler?

2013’ü katılımcı sayısı açısından yedinci olarak bitirdik. Orta vadede de sektördeki ilk 5 şirketten biri olmak istiyoruz. Önümüzdeki yıl ilk 5’e doğru ilerleyeceğiz. 190 milyon lira fon büyüklüğüne ulaştık ve hâlihazırda 28 milyon lira devlet katkısı hakkı kazandık.

-Devlet katkısının kalkma ihtimali var mı?

Yüzde 25 devlet katkısı yasal düzenlemeyle geldi. Dolayısıyla yine bir yasal düzenlemeyle yani ancak tüm meclisin mutabakatıyla değiştirilir. Bu kadar sağlam dayanağı var. Sonra ülke ekonomisi açısından getirilerine baktığımızda kaldırılması için gerekçe yok hatta artırılabilir bile. Böyle bir teşvik hiçbir ülkede yok. Devlet katkısının da cazibesiyle gelecek yıl da en az 1 milyon katılımcının sisteme dâhil olacağını düşünüyoruz.

Otomotiv 2013’te de satış rekoru kırdı

13 Ocak 2014 / ALPAY SEVİM

Türkiye otomobil satışında tarihinin ikinci en iyi yılını yaşadı. 2013’te toplam pazar 853 bin adet oldu.

Türkiye otomotiv pazarının 2013 yılı rakamları resmileşti. 49 otomotiv markasını temsil eden örgüt Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) tarafından 4. Gladyatör Ödül töreninde açıklanan rakamlara göre otomotiv pazarı satışta 853 bin adedi geçti. Bu sayı 2012’deki 777 bin 761 adet satışa göre yüzde 10’luk büyümeyi gösteriyor. Otomobil satışları yüzde 19,48 artarken hafif ticari araç pazarı yüzde 14,79 oranında azaldı. Aralık, 130 bin adet ile otomobillerin altıda birinin satıldığı ay oldu. 2013’te, 1600 cc altındaki otomobil satışlarında yüzde 21,5 ve 2000 cc üstü otomobillerde yüzde 10,8 artış vardı. Satılan araçların yüzde 86’sı, vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerinde. En yüksek satış yüzde 51 ile C segmentinde ve bu otomobillerin yüzde 44,6’sı sedan tipi. 2013 yılında dizel otomobillerin satılma oranı yüzde 58,8’e, otomatik şanzıman tercihi ise yüzde 38,9’a yükseldi. En ilginç veri sadece 31 adet elektrikli otomobil satılması oldu.

Fiat, Chrysler’in tek sahibi oldu

6 Ocak 2014 / ALPAY SEVİM

İtalyan otomobil üreticisi Fiat, Chrysler’in tüm hisselerini elde edebilmek için 4,35 milyar dolara anlaştı. Anlaşma Fiat CEO’su Sergio Marchionne’nin yaptığı yazılı açıklamayla duyuruldu.

Fiat, Chrysler’in yüzde 41,46’lık hissesini elinde bulunduran bir sağlık fonuyla yaptığı anlaşmanın 20 Ocak’a kadar sonuçlanması bekleniyor. Chrysler’in, 2009’da devlet desteğiyle iflastan kurtarılmasını sağlayan  yeniden yapılanmasından bu yana iki şirketi birlikte yöneten Marchionne, iki otomobil üreticisi şirketi birleştirerek dünyanın yedinci büyük otomotiv grubu hâline getirmeyi hedefliyor. Anlaşmanın ardından  Fiat hisselerindeki yükseliş yüzde 16’yı buldu. Analistler  ve bankacılık kaynaklarına göre bu anlaşmadan sonra Chrysler’in yeni hisse ihracıyla halka arza gitmesi gerekmeyecek.

Otomobilde kredi ve ÖTV’ye cari açık ayarı

6 Ocak 2014 / ALPAY SEVİM

Bakanlar Kurulu, yeni yıl için sıfır kilometre otomobillerde uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranları ile maktu vergi tutarlarında değişiklik yaptı.

Yeni düzenlemeye göre, binek otomobil alımında ödenen ÖTV’de artışa gidildi. Motor silindir hacmi 1600 cm3ü geçmeyenler için uygulanan yüzde 40 vergi oranı yüzde 45’e, motor silindir hacmi 1600-2000 cm3 arasında uygulanan yüzde 80 vergi oranı yüzde 90’a, 2000 cm3ü geçenler içinse yüzde 130’dan yüzde 145’e yükseldi. Böylece 2013 yılında anahtar teslim fiyatı 50 bin TL olan bir otomobil artık 51 bin 785 lira olacak.

Hükümetin 2014 yılında tüketimde frene basma hazırlıkları netleşiyor. BDDK tarafından aralık başında taslak olarak hazırlanan kredi kartı, taşıt ve konut kredilerine yönelik düzenlemeler Resmî Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Böylece otomobil alımlarında kredi ve vade sınırlamaları şubat ayında başlıyor. Düzenlemeye göre, otomobil alımında kullanılacak kredilerde, nihai fatura tutarı 50 bin lira ve altındaki araçlar için kredi miktarı yüzde 70’i aşamayacak. 50 bin lirayı aşan araçlarda fazla 50 bin üzerindeki miktar için kredi oranı yüzde 50 olarak düzenlendi. Böylece 50 bin liralık bir otomobil alacak olanlar en fazla 37.500 TL kredi kullanabilecek. Bu sınırlama ve düzenlemeler ikinci el otomobil kredilerini de kapsıyor.

Kararların ardından tepkiler de hemen kendini gösterdi. ODD (Otomobil Distribütörleri Derneği) Başkanı Mustafa Bayraktar şu değerlendirmeyi yaptı: “Gerek dövizdeki hızlı yükseliş,  gerekse BDDK’nın otomobil kredilerine getirdiği sınırlamaların, 2014’te sektörümüzü olumsuz etkileyeceğini öngörüyorduk. Ülkemizde otomobil satışında alınan vergilerin yüksekliği kamu da dâhil olmak üzere bütün kesimler tarafından kabul gören bir konudur.

Geçen günlerde kamuoyuna açıkladığımız raporda, 43 bin TL’lik bir otomobil için 5 sene içinde bir araç fiyatı kadar vergi ödendiğine dikkat çekmiştik. Nüfus yaş ortalaması 29 olan Türkiye ortalama 16 yaşındaki hurda araçlara biniyor. Otomotiv sektörünün gelişmesi için hurda araçların trafikten çekilmesi gerektiğini sürekli ifade ediyoruz. Bizler, sektörümüzün gelişmesi için yapılması gerekenleri anlatırken, Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi çerçevesinde sektörün yaşlı araç parkı, yüksek vergi oranı gibi birçok problemine çözüm beklerken, öngörmediğimiz bir şekilde ÖTV oranlarının artırılmış olması bizim için çok şaşırtıcı oldu.”

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ CEO’su Ali Haydar Bozkurt’un tepkisi de şöyle oldu: “Kararın 2014 satış adetlerini 500-600 binlere gerileteceğini öngörüyorum. Sektör için kritik sınır olan 700-800 bin altı adetlere düşülmesi durumunda giderlerin karşılanmasında sıkıntı yaşanabilir. Kendi sektörümüz ve bağlantılı sektörler ile birlikte tüm markaların, satışların gidişatına göre bir dizi önlemler alması gerekebilir. Kurlardaki yükselişin yanında, ÖTV artışı ve BDDK’nın otomobil kredilerine getirdiği düzenlemeyi cari açığın azaltılması ve tasarrufun artmasına yönelik bir uygulama olarak görüyorum. Ancak bu durum istihdamı da olumsuz etkileyebilir.”

ÖTV artışı fiyatları ne kadar etkiler?

Bizim hesaplamamıza göre artış yüzde 3,5 civarında oldu. Fakat hazirandan bu yana avrodaki artışın da fiyatlara tam yansıtılamadığı biliniyor. 2014 modellerle birlikte artışların fiyatlara mecburen yansıtılması gerekiyor. Hiçbir firmanın yüzde 15’i bulan bu artışı fiyatlarına yansıtmama lüksü ve gücü yok.

Bu arada 2014 model otomobil fiyatlarında yılın ilk üç ayında yüzde 15’e varan artışlar yaşanacak olması pazar tahminlerini de değiştirecek. Yüzde 15 artış beklentisi, kredi sınırlamaları ve faiz oranlarındaki yükselme ile birleşince tüketicinin sıfır otomobil alma ihtimali düşecek. Bunun yerine eski aracını kullanmaya devam edecek veya ikinci el araçlara yönelecek. Zammın sürecini ise markaların elindeki stok miktarı belirleyecek.

2013’ün en çok satan modelleri

30 Aralık 2013 / ALPAY SEVİM
2013 yılının bitmesiyle en çok satılan otomobil modelleri de belli oldu. 2008’de yaşanan küresel ekonomik kriz öncesi dev kamyonetler çok satanlar listesinde üst sıralardaydı.

Son yıllarda ise listede küçük ve yakıt tasarruflu otomobiller üst sıralarda.

Toyota, Ford ve Volkswagen’in ikişer modelle yer aldığı listede lider yine Ford Focus oldu.

  1. Ford Focus (1 milyon 100 bin)
  2. Toyota Corolla (1 milyon)
  3. Volkswagen Jetta (905 bin)
  4. Hyundai Elantra (866 bin)
  5. Chevrolet Cruze (729 bin)
  6. Toyota Camry (728 bin)
  7. Volkswagen Golf (720 bin)
  8. Ford Fiesta (705 bin)
  9. Honda CRV (697 bin)
  10. Volkswagen Polo (686 bin)

1 milyar avroluk yatırımı kaçırdık

30 Aralık 2013 / ALPAY SEVİM
Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağla-yan’ın “Hem Türkiye’de bir numara olacaksın hem de yatırım yapmayacaksın. Neden yatırım yapmıyorsunuz? Bizi tedbir almaya mecbur etmesinler!” restinden sonra VW’nin Türkiye’de yatırım yapabileceği konuşuluyordu; ancak dev bir yatırımı daha elimizden kaçırdık.

Türkiye’nin uzun süredir yatırıma ikna etmek için uğraştığı Alman Volkswagen ülkemizi pas geçip yatırımı Polonya’ya yaptı.

Reuters’in haberine göre VW, yenilenecek ticari araç modeli Crafter’ın üretimi için Polonya’yı seçti. 2017’den itibaren üretilmesi beklenen yeni Crafter fabrikası için 1 milyar avroluk yatırım yapılacak ve tesiste yılda 100 bin Crafter 3 bin kişilik istihdamla üretilecek. Volkswagen Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Martin Winterkorn’un kararı kısa süre içinde açıklaması bekleniyor. Polonya Başbakan Yardımcı Janusz Piechocinski de, önceki hafta önemli bir otomotiv üreticisinin Polonya’ya ilişkin planlarını bu ay içinde açıklayacağını belirtmiş ancak ayrıntı vermekten kaçınmıştı. VW’nin yatırımda Polonya’yı seçmesinde düşük işçilik ücretleri etkili oldu. Polonya’da işçilerin saat ücreti 6,65 avro iken, Almanya’da bu rakam 37 avro. Markanın diğer ticari araç modelleri olan Caddy ve Transporter da Polonya’nın Poznan şehrinde üretiliyor.

Cenevre Otomobil Fuarı’nda VW’nin Yönetim Kurulu Üyesi Christian Klingler, Çağlayan ve VW markalarının Türkiye Distribütörü Doğuş Otomotiv’in patronu Ferit Şahenk ile görüşerek, yatırımla ilgili fizibilite çalışması yapacaklarının sözünü vermiş ve son müjde Çağlayan’dan gelmişti. Çağlayan, Volkswagen’in üreteceği yeni araç için Türkiye’yi düşündüğünü belirterek, “Polonya ile Türkiye arasında karar vermeye çalışıyorlar. Birileri engel koymaya çalışıyor. Ama tartışmasız öndeyiz.” açıklamasını yapmıştı.

Dünya otomotiv devlerinin yeni planları

30 Aralık 2013 / ALPAY SEVİM
Otomotiv endüstrisi, dünyada hızlı gelişimin ve yeni trendlerin en önemli adreslerinden biri. Dünyada her gün yeni bir modelin tanıtıldığı bu sektördeki dev firmaların yeni stratejileri neler?

Otomotiv endüstrisi araştırma şirketlerinden Marklines, Avrupa otomobil pazarındaki birçok şirketin gelecekteki planlarını açıkladı. Marklines’ın çalışmasında yer alan otomotiv şirketleri ve planları şöyle:

Audi: Q7’nin yeni nesli 2014 yılında, Q5 modeli 2016’da ve Q3 modeli 2018’de yenilenecek. Q7’nin sportif versiyonu olması planlanan Q8’in 2015’te gelmesi beklenirken Audi bu planlarıyla ilgili henüz detaylı bilgi yayımlamadı.

BMW: Crossover segmentinde X4, X2, X7 ile atağa kalkıyor.

Citroen: C4 Cactus’ün üretimine 2014’ün ortalarında başlanacak.

Fiat: 2016’ya kadar sekiz yeni Alfa Romeo ve altı Maserati modeli üretmeye başlayacak.

Ford: Yakın zamanda 25 yeni model duyuran firma, yeni modellerini önümüzdeki 5 yıl içerisinde Avrupa’da tanıtacak. Yeni S-Max’in 2014 yılında tanıtılması bekleniyor.

Honda: Avrupa’da tasarlanan Civic Tourer 2014 yılında resmen tanıtılacak.

Hyundai: 2017 yılına kadar Avrupa’da 22 yeni modelle çok çetin bir mücadele yürütmeyi planlıyor.

Infiniti: Markanın hedefi 2020’ye kadar beş yeni model sunmak. Mercedes GLA ile aynı platformdaki Q30’un üretimi 2015’te başlıyor.

Jaguar: İçlerinde F-Type ve ilk dokuz-ileri şanzımanlı Land Rover’ın yer aldığı sekiz yeni ve yenilenmiş modeli pazara sunmaya hazırlanıyor.

Lexus: Lexus’un ilk kompakt crossover’ı LF-NX’in en geç 2014 veya 2015’te üretilmesi bekleniyor.

Mercedes-Benz: Firma 2020 yılına kadar 13 yeni model sunmayı planlıyor. GLA modeli 2014 baharda Avrupa’da satışa sunulacak.

Opel: 2016 yılına kadar 23 yeni model ve 13 yeni motorla hızlı bir atak yapmaya hazırlanıyor. Markanın lokomotif modeli yeni Astra’nın üretimi en geç 2015’te başlayacak.

Peugeot: EMP2 platformunda geliştirilen yeni 308 pazara sunulacak.

Porsche: Küçük SUV Macan’ı 2014’te pazara sunmaya hazırlananıyor.

Renault: Escape ve Twingo modellerini 2014 yılında tanıtacak.

Volkswagen: 2014’e kadar 14 elektrikli aracın üretimine başlayacak.